Aklımı kullandığım günden beri hayaller kuruyorum ne kadarını gerçeğe dönüştürdüm sanırım hiç...
i here without baby but your still on my lonely mind i think about you baby and I dream about you all the time i here without you baby but your still with me in my dreams and tonight it only you and me...
3/31/2010
21 nisan-21 gün
Hadi artık 21 nisan olsunnn!!çok özledim :( her gece o varmış gibi hissetmelerim,yastığıma geçirdiğim üstüne hergün parfümünü boşaltıpta sarılıp uyumam son bulsun.ben artık onun ten kokusunu içime çekip varlığına sarılmak istiyorum!!!
3/16/2010
Zaman Göreceli Kavrammış!
Sürekli herkes bir geri sayımda msnimde face'mde her yerde her gün azalan rakamlar.125,111,100,73,...,37...içlerinde en yakın tarihte olan benim...Sonra bir hastanede yanına gelen yaşlı teyze-amca edasıyla sen neyi sayıyorsun?Sonrası malum herkes birilerine kavuşmak için kimi evine gitmek için duvarına çentik atıyor kimi sevgilisine kavuşmak için...Ardından gelen klasik sözler acaba o zamanlar nasıl olacak diye.Sen yine iyisin 37 gün hiç bi şey diye başlayan cümleler.Günler geçmek bilmezken zamanın göreceli olduğunu yeniden farkediyorum yukarıdan aşağı sayfamda gezinirken.Kendi kendime vay be 155ten saymaya başlamıştı 125 olmuş,oha ne çabuk geçmiş günler 200dü en son baktığımda şimdi 73 olmuş sonra kendimi görünce yine aynı cümle of zaman geçmek bilmiyor...Belkide hayatımda ilk defa bu kadar uzun bir zamanın geçmesini bekliyorum...
2/27/2010
Ah Geceler Sensiz Geceler....
Geceler çok zor geçmeye başladı...Önceden sabahın ilk ışıklarına kadar otururken şimdi erken yatıp uyuyorum.Sırf gecenin karanlığı o'nsuzluğu yüzüme vurup canım biraz daha acımasın diye.Geçen gece dışarı çıktığımıza gözüm sokaklarda hep onu aradı.Sonra kalbimde inanılmaz bir acı hissettim o artık burada değildi....Tüm eskilerimle konuştum birer birer mutluluğumun bozulmasını istemediğim için.İlk defa bir insanı kaybetmekten çok korkuyorum.Hani öyle zamanlar geliyor ki onun yeni bir sabaha uyandığını bilmek bile mutlu ediyor beni.Anlatmak istediğim bırakıp gitmesi değil anlatmak istdiğim tamamen bırakıp gitmesi varlığının olmaması...Gün geçtikçe özlemine alışıyorum,gün geçtikçe daha çok özlüyorum.İlk defa mutluluktan ağladım.Korkularım var evet belki şüphelerimde ama mutluyum dinlemiyorum içimdeki kötü sesi...Birbirimize hep kral ve kraliçe deriz.Şimdi mutluluk ülkemizde büyük bir savaş var zamana karşı...Tam 54 gün sonra yanımda olacak.Bu sefer 3-5 günün hesabı değil kocaman bir 54 günün hesabı.54 gün sonra 3.5 ay olacak beraber olalı birbirimize daha çok bağlanmış özlemden deliriyor olacağız...Aşık oldum sanırım...Her mesajında sanki ilk zamanlardaki arkadaşmışız gibiheyecanla açıyorum mesajını...Mükemmele yakın erkeğim ya da mükemmel erkeğim diye bilirim.Kafamda bugüne kadar bir erkek profili yaratmamıştım bir beyaz atlı prens hayalim olmamıştı ama erkeklerle o kadar içli dışlıydım ki özelliklerini kimin yanında mutlu olabildiğimi biliyordum.İşte bu yüzden mükemmel benim için bu yüzden artık bir hayalim var.En başta arkadaşım o benim sonra sevgilim belki ilerde kocam...Şu küçük ama binlerce kiri barındıran kalbim uzun bir aradan sonra farklı atmaya başladı.Yazarken bile bunu aptal bir sırıtma var yüzümde.Etrafımdaki insanlar mutluluğun ne kadar yaraığını anlatıyorlar.Korkuyorum bunları dile getirmekten ama yinede yazmadan duramıyorum...Şimdi yine hava karardı ve özlem ağır bastı ama gecenin olmasınada seviniyorum çünkü yine güneş doğacak ve geri sayımımda 1 gün daha bitmiş olacak...“Gecelerim sürekli seni arıyor...
Bedenim birkaç sokağın, ya da adi bir coğrafyanın bizi ayırdığını anlamıyor...
Bedenim gecenin ortasında senin gölgeni görememekten dolayı acıdan çıldırıyor...
Bedenim uykunda sana sarılmak istiyor...
Bedenim gece uyumak ve karanlıkta senin öpüşünle uyanmak istiyor...
Gecelerim bundan daha zalim bir düş tanımıyor...”
Frida Kahlo
Duygularımı anlatan en iyi şiirde bu sanırım.Önceden beğenirdim ama hissedemezdim şimdi ise tüm benliğimle hissediyorum.
2/22/2010
O Kadar Mutluyum Ki Şimdi Kusabilirim! :)
Haftasonunu sabırsızlıkla beklerken çoktan pazartesi oldu bile.Perşembe gününde başladı tüm heyecanlarım...Saç-baş,pasaport,acaba uçak düşer mi?,heyecandan karnımda uçuşan kelebkler-el titremeleri derken bir anda havalimanında karşımda görüverdim onu.2 gün içerisinde o kadar çok özlemişim ki onu hemen boynuna atlayıp kokusunu içime çektim.O kadar uykusuzdum ki bir anda uçtu gitti her şey.Gider gitmez otele girişimizi yaptık ve ben hemen uyuyakaldım.İlk defa bu kadar güven içinde yattım uyudum.Saatlerce konuştuk,birbirimize hayallerimizi anlattık...En çokta gelecek hayallerinde yer almam mutlu etti beni.Evimizin nasıl olacağından filan bahsetti.Laf ne zaman dönüp dolaşıp bana gelse ne kadar farklı olduğumu anlattı.Galata Kulesine gittik oradanda Eminönüne geçip balık ekmek yedik.Ellerimizle besledik birbirimizi.Sabahları gazete okurken o asıl gazeteyi okurken ben magazin gazetelerine kaldım :)Akşamları çıktıp 1-2 bir şeyler içtik sabahlarıda alışveriş.Hiç bıkmadan yolda zigzaglar çizerek her mağazaya girdi benimle...Geceleri ise en saçma romantik filmleri bile izledi.Uyuduğumuzda(!) ise ikide bir birbirimizi izlemek için gözümüzü açtığımızda her seferinde göz göze geldik ve ardından çocuklar gibi kahkahalarımız yankılandı koridorda...Son gün ise bir hüzün vardı içimizde uçağa kaçırmamı iple bekledik ama olmadı.Pasaport kontrolünden geçtikten sonra bir şeylerkoptu benden.Gözlerimden akan yaşlara engel olamadım.Şimdi ise 1 ay sonra görüşeceğiz 1 ayı beklemek gözümüzde büyüyor ama yapabilcek hiç bir şey yok elimizde.P.S:Ben sevgilimle çocuklar gibi eğlenirken odun bize gelmiş ağlamış sızlamış ve benim yatağımda uyumuş.O kadar sinirliyim ki arayıp ağzına bir güzel sıçasım var!
2/16/2010
Ayrılık Zor Ayrılık....
Artık okula döndüm.Bugün son günümüzdü.Havalimanına kadar geldi çok fazla duygusal bi durum olmadı çünkü cuma sabah yine istanbula gidiyorum.Şimdi odada kimse yok ve yalnızlık koydu.Bir kaç saat önce yanımdaydı sarılıyordum öpüyordum şimdi ise elimde telefon habire mesaj geldi mi diye bakıyorum.Bu pazardan sonra her şey daha zor olacak.Ne zaman görüşeceğimiz belli değil.İlk defa bu kadar yoğun duygular hissediyorum.Don Kişotuda bırakıp gelmelerime rağmen 1 damlada olsa hiç gözyaşı akmadı.Bu sefer bambaşka her şey.Geçen cumartesi babamla tanıştı.Annem bile ilk defa sıkılır vazgeçersin demiyor.2 seçeneğimiz var ya bu ayrılıklar özlemle alevlendircek sevgimizi ya da gözden uzak olan gönüldende ırak olacak.1.si çok yakın kalıyor bu sefer.Şimdiden özledim.Uçaktayken imkanım olsaydı iner geri dönerdim.Nolurdu sanki geçiş yapması şaka olsaydıda şimdi yanımda olsaydı.Şimdi her şey o kadar zor ki.Akşam oda arkadaşım gelip eskisiyle aramı düzeltmeye çalışacak zaten sürekli mesaj atıp duruyor...Şu coğrafyalar ayırmasaydı bizi keşke ama o da aynı duygulara sahip benimle.2.dönem her şey zor olacak çünkü hem prof hem öss var.Öss'ye yeniden girmemin sebebi tamamen y.Yanında olmak...Neyse şimdi önümde boşaltmam gereken 3 koca bavul var ve umarım cuma günü çabucak gelir.Ah keşke zamanı yönetmek elimde olsaydı...
2/07/2010
Ben Bu Gece Karar Verdim!
Evet şu ikilemden çıkıp bir karar verebildim sonunda.Karar verme konusunda en etkili olan kişiler annemle babam oldu.Evde resmen bir meclis kurulu havası o onun artısını tartışıyor o onun eksisini...Hani gören kız verecekler zanneder :)Tüm artıları eksileri ölçtükten sonra y'de karar verdim :) 3 gün oldu ama çok mutluyum.! hafta sonra dönüyorum okula ama içim çok rahat.Don Kişottan sonra ilk defa aynı duyguları yaşıyorum.& aydan sonra ilk defa biri saçımı okşarken içim ürperiyor...ÖSS'ye yeniden girmeye karar verdim sırf yanında olayım diye mutlu olduğumda söylenemezdi orada zaten.Diğerinden daha ayrılmadım okula gidince son kez konuşup bitireceksin dedi y.Ayrılmaya bir bahane bulamadım daha.Başka biri var hayatımda diyemem hemen y ile olduğumu tahmin ederler özellikle oda arkadaşım...Mart-nisan gibi söylerim herkese.Onun için bir sıkıntı yok aynı okulda olsak bile diğeri gibi saklamazdı dört duvar arasında yaşatmazdı ama benim için problem var aslında sorun değil fakat milletin ağzı torba değil ki büzesin...Neyse artık içim rahat her gece yüzümde aptal bir sırıtmayla uyuyorum kısacası mutluyum huzurluyum bir de bahane bulabilsem her şey daha güzel olacak...
1/31/2010
Karar Veremeden Mecburi Karar Verme
Karar vermeme pek gerek kalmadı artık...Bugün y ile buluştuk yine eğlendim güldüm.Hatta Floryada oturmasına rağmen benimle Kadıköye kadar gelecekti bile ama eve dönmesi gerektiği için gelemedi...Haftaya görüşmeye karar verdik bu sefer Büyük Adaya gideceğiz.Bu sefer içimde ne varsa söylemek istiyorum pek önemi kalmadı nasıl olsa.Eve gelene kadar ve geldikten sonra bile onu düşündüm.Erkek arkadaşım mesaj attığında içimden okumak bile gelmedi.Yine yağmur vardı bugün...Yine o yanımdaydı bu sefer korkularımı bir kenara bırakarak yolda koluna girdim ilk defa kelimeleri düşünmedim ilk defa onun yanında mutlu oduğumu söyledim...Vapur bekledi yağmurda benimle yüzüme çarpan yağmur damlalarını sildi...Aslında mutluydum ama içten içede ağlıyordum ve bi an elinden tutup silme onlar dışa vuramadığım binlerce su damlası demek istedim...Evet bugün bir tek bunu yapamadım.Giderken kokusunu içime kadar çektim lazım olacak bundan snra.Neden mi?Çünkü başka bir okula geçiş yaptı...Mesafeler giriyor araya...Bugün hep mesafelerden konuştuk sanki yıllardır sevgiliymişiz gibi...Beraber mendil satan çocuklardan mendil aldık dönerken akan tüm sümüklerime rağmen elime her seferinde o mendil gelmesine rağmen kullanmadım.Sanki o mendiller biterse onunda biteceğinden korktum.Şimdiden özledim onu...Ne kötü iki tarafta birbirine bir şeyler hissederken hissettiklerini söyleyememek...Onun ki ise daha kötü...Neyse bakalım zamanın içinde ne kadar kaybolmaya devam edeceğim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


