i here without baby but your still on my lonely mind i think about you baby and I dream about you all the time i here without you baby but your still with me in my dreams and tonight it only you and me...

11/03/2010

9 Ay 8 Günlük Bir Ayrılığa Gebeymişim Ben

Uzun bi ara verdim.Artık İstanbuladayım okulumu değiştirdim yeni ortamlara uyum çabası ve 1 aydır boşluktayım.Mutluluğumu yazdığım yazılarım var ya unutun artık onları.Karşımdaki insanın olmadığını ya da bana bi duygu beslemediğini düşünün çünkü 9 aydır bana aşık olmaya çalışmış ama olamamış adi bi insanmış o.Bitti...Hayallerim,gülümsemelerim,bu şehirde yaşamaya çalıştığımız anılar hepsi bitti.Eski sevgilisi aramış(mhtemelen Y aradı maillerine bakarken biz başlamadan 3 ay önce attığı mailde İstanbul'a geçiş yaptığımda arasam kızar mısın yazıyordu).Omu unutamamış ve bana aşık olmaya çalışmış ama olamamış.Oysa ayrılmadan 4 gün önce buluşup Ortaköyden Bebek'e kadar sarılarak elele yürümüştük.Sürekli kokumu içine çekti öptü gözlerimin içine bakıp seni seviyorum dedi.Ayrılırken bile sımsıkı sarılıp sonsuza kadar benimsin unutma bunu sakın demişti.Ayrılmadan 1 saat önce aşkım diyordu.Bu kadar yalancıymış işte.Tanıştığımız yerde çok yalan söyler dediklerinde inanmamıştım,nefret ettiğim oda arkadaşım bile İstanbulda sevgilisi var onun için gitti dediyorlar dediklerinde o bana inandığım için kavga etmişti.Şimdi yaşadığım neydi bilmiyorum.Yazlığa kadar gelip ailemle tanıştı ya da içime her girdiğinde hiç mi sevmedi beni bilmiyorum.Kafamda onlarca soru var.Geçen haftasonu buluşcaktık ama buluşmayalım beni unut dedi.Siktirsin gitsin ordan sanki unutmak çok kolaymış gbi.Ayrıldıktan sonra bile mesajlar atıp seni istiyorum diyordu ne oldu böyle?Şimdi canım çok yanıyor.Haftasonu buluşsaydık soracağım tek soru beni gerçekten istiyor musun olacaktı ve gururumu ayaklar altına alıp barışacaktım.O kadar boşki şu an herşey İstanbulu onunla yaşayacaktım ben.Onun için kalktım geldim.Geldiğime bin pişmanım özgürlüğümü dostluklarımı bıraktım.Biliyorum benim salaklığım.Aslında ilk zamanlarda gördüğüm rüyalarda belliydi sonuzum.Bir süre hep o kızı gördüm rüyamda.Beynim düşüncelerim çok yorgun.ilk 1 hafta rüyamlarımda görüyordum en azından adı geçiyordu şimdi rüyalarımda bile terketti.İçmeden unutmaya çalışıyorum her sabah mutluymuşum gibi görünüyorum.Eskiden sevgili olmaya çalıştığım çocukla konuşuyorum ama buluşmaktan kaçınıyorum.Kadıköyde Taksimde o kadar anı yaşadık ki...İlk birlikteliğimiz Taksimdeydi 2 gün boyunca birlikte kalmıştık sarılıp uyumuştuk.Kadıköye gitmeye alıştım binbir zorlukla ama Taksm çok zor olacak oradada buluşamam oturur ağlarım.Odamda bile o kadar çok anı bıraktı ki...Geçen hafta Don Kişotla buluşacaktım İngiltereye gitti temelli.Sırf Y belki döner diye onunlada buluşmadım.9 ay boyunca öyle bir çıkarmışım ki erkekleri hayatımdan erkek gözüyle akıl verecek bi arkadaşım bile yok şuanda adam gibi.Benim ağlamama annemde ağlıyor.Ben ah etmedim ama gerçekten tanrı varsa ve ahlar tutuyorsa annemin ahı tutar o zaman.Şimdi biraz daha iyiyim toparladım kendimi fakat şimdi Y'nin onunla olması yakıyor canımı ,9 ayın sonunda ne olduğumuzu bilmemek ya da bir şarkıda eski zamanları anlatıyorsa tam hüzünlenirken sevmedi ki beni demek kahrediyor beni.
P.S:bu arada pazar günü aradı tam telefonu açıcakken kapattı mesaj attığımda aramışsın?diye hiçbir şey yazmadı ve bu masalda mutsuzlukla sonlandı.

8/17/2010

Azmin Zaferi:)))

Bu aralar pek bi mutluyum.Çifte mutluluklar yaşıyorum.Paranoyak düşüncelerimi bu aralar raflara kaldırdım.Neden mi bu kadar mutluyum?
1.Artık İstanbuldayımmmmmm :))) Evet her şeyle ve herkesle aramdaki mesafeleri kaldırdım hiç gitmemek üzere İstanbuldayım artık...
2.Y yazlığa geldi annemle tanıştı ailece yemek yedik.En önemliside anneme kanıtladım artık bazı şeyleri ve annemde pek bi sevdi :)
Şimdi ilk günden başlıyorum anlatmaya.
1.gün:Paranoyak düşüncelerim hortlamış bir vaziyette otogara beklemeye gittim.Gelen tüm otobüse gözümü diktim sanki otobüsün saatini bilmiyormuşum gibi.Evet beklediğim otobüs geldi ve içinden mutluluk kaynağım indi sıkıca sarıldım.Eşyalarını alıp sahile kahvaltı yapmaya gittik ama ben onu ısırırken karnım doymuştu bile.Sonra deniz kum ve güneşin tadını çıkarttık.Akşamda lunaparka gittik çocuklardan daha çok çocuk olduk waffle yerken kim daha temiz yiyecek diye yarışırken ilk günümüzü bitirmiştik bile.
2.gün:Sabah yine deniz kum ve güneş sefasını yaptık akşam büyük gündü çünkü bize yemeğe gelecekti.Mırıldandı bi ara gelmesem filan diye ama sonra kaçta geleyim hadi çıkalımda akşam için geç kalmayalım demeye başladı.Akşam için evde hazırlıklar yapılmaya başlanmıştı bile.Saat 9 gibi bize geldi.Belli etmesemde heyecanlıydım.Neden belli etmedim anlamadım gerçi.Sanki her sevgilimi annemle tanıştırıyordum.Babam İstanbulda olduğu için biraz daha rahattım.Biraz oturduktan sonra yemek yemeğe başladık.Tabi konu genelde benim ders çalışmayı sevmemem üzerineydi ama gıkımı çıkarmadım.Yemekten sonra başbaşa dışarı çıktık.En güzel kısımda burasıydı.Gece boyunca gözlerimizin içine bakıp şarkı söyledik dans ettik ilk defa gözlerine bakıp hep yanımda ol dedi bugünümüze ve yarınımıza kadeh kaldırırken bir bakmışım eve gelmişim bile.
3.gün:Babamın telefonuyla uyandım güne.Yola çıkıyorum diye aramış paniğe kapıldım çünkü babama nedense söylememiştim geleceğini.Annemle ne yapcaz diye düşünürken söylemeye karar verdik.Bu üstün görevi anneme vermiştim.Söyledi ve babam olumlu karşıladı annem hemen akşam yemeğe gelsin dedi.Yine deniz kum güneş üçlemesini yaptık ve söyledim akşam annem yine yemeğe bekliyor ama bu sefer babamda olacak diye.ÇEkindi olmaz filan demeye başladı.Bende sen bilirsin zorlayamam ama sevgilim olarak değil öncellikle arkadaşım olduğun için çağırıyorlr dedim bakarız dedi.Bunun cevabı tamam tamam demekti:)Kardeşimde yanımızdaydı arada başbaşa bıraktım ikisini.Akşam bize gelmeden 5 dakika öncesinden bir sürprizle karşılaştık;annemin yengesi ve oğlu gelmişti.Ah zavallı sevgilim bu onun için fazladan stres heyecan demekti.Onların yanında pek stres yapmadı ama babam geldiğinde annemle ikimize gitsem ben diyip durdu mutfakta neyse sonra o da alıştı :)Yemeklerimiz bittikten sonra dışarı çıktık.Bizi tanıştıran arkadaşımızı aradık.Tedirgin edici haberi verdi cuma sonuçlar açıklanıyormuş diye kısa bi gerginlikten sonra gülüşmelerle dolu telefon görüşmesi yaptık.O gülüşmeler taa ki beyinsiz bir kızın mesajıyla son buldu.İlk gün 15-20 dak bi kızla konuşmuştu bu o kızdı kapatmak bilmemişti yine aramıştı açmamıştı sonra mesaj attı niye açmıyorsun diye tabi ben göz ucuyla okuyordum mesajları.Kaldığı eve gitmiştik en romantik anımızda bir mesaj daha napıyorsun diye.Offladı puffladı ne oldu dedim anlattı.Kız bunla ilgilenmeye başlamış üstelik beni bile bile!!!Tatile gidelim uzaktan ilişki zor olur diyip duruyormuş Y gereken cevabı verdim(!) dedi ama bilemem.Sesimi çıkarmadım ama yüzümden belliydi bozulduğum anlamıştıda konuştuk hallettik gibi ama bakalım yazarken bile burun deliklerim büyüyüp içinden dumanlar çıkıyor.Tekrar olursa bu kadar kolay sessiz kalmam.Eve dönerkende artık sevgiliden öte olduğumuzu söyledi yüzümdeki kocaman bi sırıtmayla uyudum.
4.günümüzde bir şey olmadı çünkü sabah yola çıktı.Artık içim rahat en azından İstanbuldayım bu bile mutlu olmama yetiyor :)

7/29/2010

Anneme Karşı Mücadele:Kazanmama Az Kaldı

Olmayan sorunumuzda hal oldu.Ptesi yeni telefon aldı kendine yine eskisi gibi olduk veöyle bi zamanda aldı ki ağlama krizlerinden kurtardı beni.Pazar günü hiç konuşmadık gece msn'e bile girmedi saatlerce beklemiştim üstelik.Pztesi sabah yine aynı şekilde sinirlerimde gerilmişti iyicene annemle kavga ettik ve markete giderken nasıl ağlıyorum...Eve dinerken toparladım kendimi.Miafir gelecekti herşeyi hazırladı annemle televizyon seyrediyoruz bi anda Y canımı sıkmaya başladı bi yerden telefon bulup mesaj atamaz mı demeye başladı annem.O da huzursuzluğumun farkındaydı ve bunu demesinden korkuyordum.Kafamı bi şey demeden çevirdim ve ağlamaya başladım.Ne oldu dedi annem bende bu durumu hiç sevmedim ayrı gibi hiç konuşmuyoruz nerede ne yaptığını bilmiyorum hay demez olaydım başladı erkekler böyle bak kuzenine 9 yıllık sevgilisi bırakıverdi kızcağızı neyseki şanslıymışta 1 sene sonra evleniverdi demeye.Sesimi çıkaramadım savunabilecek durumum yoktu bana göre.Neyse misafirler geldi burnumu çeke çeke açtım kapıyı 10-15 dak sonra telefonuma bakayım dedim bi baktım mesaj hem de sevgilimden sırıtarak annemi odaya çağırıp al bak mesaj atmış dedim nispet yaparcasına.Evet annemle çok yakınız birbirimize ama şu kuzenimin 9 yıllık sevgilisini örnek vermese olmaz salona geçerkende sevgilimin mesaj atmasının gururunu taşıyordum anneme karşı.Vee şimdi annemin inanmadığı bir şeyi daha kanıtlamaya adım atıyoruz haftaya bizim yazlığa gelecek hem de en az 3 gün kalacak.Tabi bizim evde değil ama olsun.En azından anneme karşı bir şey daha kanıtlamış olacağız :)

7/24/2010

Geçmişten Gelen Aldatılma Korkusu

Paranoyak mıyım neyim bilmiyorum.Bildiğim tek şey geçmişimden nefret etmek!5 ilişkim oldu 3ünde de aldatıldım ve 3ündede mesafeler vardı arada.Arayıp sormamalar ve sonuç hüsran...Üstelik biri 6 yıllık ilişkimdi.Evet 6 yıl uzaktan iyi yürüttük belkide ama çocuk denilebilecek yaştaydık ergenliğede girince cinselliğin zevkli apıları açıldı karşısında...İlk aldatılmamdı ve duygusalda değil tek geceye sığdırılan onlarca hücrenin serbest dolaştığı bi aldatılmaydı.Aramızda cinsellile ilgili bir şey geçmemişti zaten mesafe vardı arada...Diğeri duygusal yöndeydi.Arada mesafe vardıyine farklı şehirlerde okuyorduk.23 nisanda yanına gidecektim ve gitmeme 1 hafta kala garipli hissettim nerede kalacağım dediğimde ayarlarız deyip geçiyordu.Bir sabah Facebook'u açtığımda başkasıyla ilişkisi olduğunu öğrendim.Sadece yeni ilişkinde mutluluklar dedim o da sağolasın pasifloraetkisi dedi.Yüzsüzlüğe vurdu işi.200 milyona aldığım bilet yandı uçağım olduğu saatte bende körkütük sarhoş oldum.3.aldatılmam Don Kişottu...Cinselliğimi yaşadığım ilk erkekti.Aramızda 8 yaş fark vardı.Yabancıydı...Aslında hiç tipim olmayan birisydi sarışın renkli gözlüydü.Hep o cinsler soğuk gelmiştir bana.Sayısını hesaplayamadığım yabancı kızlarla aldatıldım.Başlarda kırılıyordu ama her iki türlü aldatılmayı görünce alışmıştım.Don Kişotlada aramızda mesafe vardı.Başlarda güzeldi her şey ama zamanla aramalar sormalar msnde yazmalar azalmaya başladı.Sonunda bir şey demeden koptu her şey ve Çinli midir Japon mudur ırkını çözemediğim bi kızla gördüm fotoğrafını...Şimdi ise Y'nin telefonunun bozuk olması hiç içim almıyor.Öğrenilmiş bi korku yaşıyorum ve aldatılacakmışım gibi geliyor.Haftasonu alacak telefon akşamları msnde konuşuyoruz hatta gün içinde çevrimdışıyken bile yazıyor  fakat o telefonun çalmaması...Belki gözle görülür bir şey yok ama her gece iyi geceler diyerek yatar her sabah günaydın diyerek uyanırdık.6.5 ay bu hep böyle oldu.Şimdi ise bazen ben çıkıyorum demeden bile çıkıyor.Ayrılık provası gibi geliyor...Bunları okusa kızar aslında.Sen bana güvenmiyor musun,elimden geldiğince msnden yazıyorum diye.Haklıda aslında ama dedim ya öğrenilmiş korku yaşıyorum...Neyse artık hep buluşmak için gün sayacak değiliz ya bu seferde telefon alması için gün sayarım...

7/22/2010

Tuhafım Bugün

İstanbul'a dönüş,tatil hazırlıkları derken yazamadım.Öncellikle sınav sonucum iyi geldi İstanbula geliyorum gibi :)Y ile güzel şeyler oldu.Babasının yanında işe başladı bende tatile gittiğim için ilk hafta 1 gün buluşabildik.Sonrasında yine araya mesafeler girdi.Bu pztesi tekrar İstanbul'a geldim buluşmak için.Evdede kimse olmadığı için bize geldik ve bu 2 gün boyunca daha çok alıştım.Yemekler yaptım,beraber koltukta uzanarak film izledik her zamankinden farklıydı bu sefer.Yatağıma kokusu sinmiş...Giderken içim burkuldu balkondan izledim dolmuşa bindiğindede dolmuş gözden kaybolana kadar baktım...Dün telefonu bozulmuş ve ben bu işi hiç sevmedim.Sanki ayrılmışız gibi 2 dakikada bir telefonuma mesaj gelmiyor içim bi tuhaf oldu.Zaten pms dönemindeyim ağlayıp duruyorum.Aramızda hiç kötü şeylerde geçmedi.Yanımdan hiç gitmek istemedi ama geçmişin izleri var bi yerlerimde.Yeniden kırılmaktan korkuyorum.Çünkü kimse daha önce beni böyle sevmedi böyle şeyler yaşamadım.Teknoloji bu kadar hayatımıza girmek mi zorundaydı?Biraz önce msn'deydi yazdım cevap vermedi çalıştığı için sonra çıktı filan daha kötü oldum.Çabuk yapılsa şu telefon bari!Bu arada yarın yine tatile gidiyorum ama 1-2 hafta sonra Y yazlığa gelecek.Hemen geçsin zaman ve artık yeter girmesin aramıza mesafeler:(

6/20/2010

MUTLUYUMMMMMMMM!!!!

Evetttt 2 gündür LYS derdiyle uğraşıyorum.Adım adım yaklaşıyorum sona.LYS-1 pek iyi geçmedi hatta çok kötü bile diyebilirim ama LYS-4te 90 soruda sadece 10 yanlışım var:D Geriye bir tek LYS-3 sınavım kaldı o da iyi geçerse gitmeye hiç bu kadar yakın olmamıştım.Bu haberi sizinle paylaşmak istedim.Hee haziran prof'u mu ona giremedim ama şu an takmıyorum bunu:)
P.S:ÖSYM başkanı CNN Türkte ilk defa sevindirici bir haber paylaştı.Artık tercihler 24ten 30'a çıkartıldı ve kontenjan sayısı %7.6 civarında arttırılmış bu senede sınava giren yaklaşık 550.000 aday varmış.Eeee belki de şu adada son 8 günümdür belki:D:D

6/07/2010

İstanbul Dönüşü

Ah ah dersler yüzünden yazamadım İstanbul dönüşü olanları...Yüzük filan almadık çünkü bi anda hiç beklemediğim teklifle kalakaldım...Tv.izlerken kız çocuklarından laf açıldı sevgilisi olamaz filan demeye başladı bende ee sen benim neyimsin dedim y'de sevgilin değilim çünkü ben seni karım olarak görüyorum dedi bende ciddi misin dedim veeee hiç beklemediğim anda kalk evlenelim ciddiliğimi gör dedi!!suratına bakakaldım ne var otelden 2 kişi ayarlar nikah şahidi yaparız dedi sonra ailemi filan düşünerek saçmalama dedim.Belki tamam desem şu an evli bile olabilirdim.Her seferinde gitgide daha çok bağlanıyoruz birbirimize içimizdeki kırılmış kalpleri bir kenara bırakarak daha saflaşıyoruz.Kaldığımız odada mutfak vardı.Türkiye-Amerika maçı başlamadan önce kalktım mısır patlattım ve safça bi soruyla ilerdede bana bakacak mısın böyle dedi.Hiç cevap vermeden yanına gittim ve tüm sevgimle sıkıca sarıldım.O maç izlerken ben uyuyakaldım ve bi ara gözümü araladığımda maç izlemeyi bırakmış sarılıp öpüp beni izliyordu hiç gözümü açtığımı farkettirmeden o anın mutluluğunu yaşadım.Ailelerimizin sorunlarından bahsettik o anlattı ben izledim ama bir şey farkettim ailesinden bahsedince kilitlenip kalıyorum en basit soru olan benimle ilgili düşündüklerini bile soramıyorum çünkü ilk defa bu kadar seviliyorum ve ilk defa bu kadar ciddi bi ilişkim var.1 günde daha çok alıştık.Dönüşümde benim alışveriş merakım ona bakalım şuna bakalım derken az daha uçağı kaçırıyordum ve o panikle ilk defa birbirimize bağırdık.Tabi ben haksız çıkıp 1 saat önceden uçağa yetiştim freeshoplarda bile zaman öldürdüm.Şimdi 21 günümüz kaldı ve 21 gün sonra belki hiç yanından ayrılmamak üzere İstanbula döneceğim kim bilir....

5/23/2010

İstanbul'un Yolları Taştan

İstanbula gidiyorum:)hem de 5 gün kaldı.eve giderim filan derken yine gizlice İstanbul yolları göründü bana.Zamanımız az bu sefer sadece 1 gün ama olsun sarılıp öpebilcem bol bol.Zaten 28 hazirandada tatile gidiyorum.Belki hiç dönmem aynı okulda oluruz :) her gelip gitmelerimizde daha çok bağlandığımı fark ettim.5 ayımız olacak ve tüm ayrılırsınız diyenlere inat biz birlikteyiz ve aradaki mesafeleri kapı eşiği haline getirebiliyoruz.Sanırım aşk benim için engel tanımamak...bakalım 5 gün sonra neler olacak:)))
P.S:Bizi tanıştıran arkadaşımızla konuşmuş ve yüzük almayı düşünüyormuş bakalım artık:)

5/18/2010

Böcek İlacı Sıkıp Yok Edicem Seni İç Ses İkimizde Ölmeden Hemen Bi Siktir Git!!!!

benim çok gerizekalı bi iç sesim var.ders çalışmam gereken yerde çıkıp abuk sabuk konuşabiliyor.şimdi olduğu gibi.o ses söyledi zaten bunuda yazmamı çift kişilik miyim diye de düşünmüyor değilim şu anda.bazen öyle laflar ediyor ki hayal dünyamı ele geçirip kafasında canlandırdıklarının hayalini gösteriyor bana.o kadar gerzekçe ki elimde olmadan kahkaha atabiliyorum.bi de bu amaçsız ses her zaman doğru çıkıyor.korkuyorum o zaman kötü şeyler söyleyecek diye.sonra kafasında kuruyorda kuruyor.şimdi o iç ses tamamen amaçsızca bol küfürler içerisinde önümdeki kitapta yazan insanlara sövüyor.rahatlıyorumda böyle ama bi yandanda ders çalışma yat uyu diyip duruyor ama saat daha erken ders çalışmam lazım diyorum dinlemiyor beni tam başlıyorum ders çalışmaya lalala diye bi şarkı söyleyip duruyor.nasıl yok etmem gerekiyor bilmiyorum tutup böcek ilacı sıkasım geliyor bi s*ktir git rahat bırak diyorum ama yok oturmuş oraya dala geçiyor.iç sesimi dinleyip yatarsamda bu sefer vicdanım rahat etmeyip o başlayacak konuşmaya ne yapıcam bilemiyorum acaba şu son sigarayı içipte yatıcam diyip tüm paketi içene kadar ders mi çalışmam???

5/10/2010

Yatağım Boş (Özlem Tekin) tamda beni anlatan şarkı...

4/28/2010

Geldi Gördüm Mutuyduk ve Gitti

Ha uçuşlar iptal edilecek filan derken bir baktım yanımda :) evet en güzelinden en mutluluk dolusundan bir 3 gün yaşadık :)ben y'den önce oteli gidip hemen odaya gittim bi 20 dk sonra kapı çaldı ve karşımdaydı dakikalarca sarıldık kokusunu içime çektim.Karşımdaydı ve inanamıyorduk buna mutluluğun ateşini ayaklarımdan yüzüme kadar hissettim.O kadar çok özlemişiz ki...Anlatacak söyleyecek çok şeyimiz vardı ve zaman kaybetmeden konuşmaya başladık.İlk gün dışarıda yemek yemeğe karar verdik açık giyinmiştim ve hava serindi ama hissetmiyordum bile hem üşüsem kollarınla saracağını biliyordum.Yemekten sonra sahile gittik her zaman gitmek istediğim ingiliz barına gittik.Çok farklıydıtanımadığımız insanlarla sohbet ettik dans ettik içlerinden biri evli misiniz diye sordu?İlk garipsedik ama hiç beklemediğim bir cevapla karşılaştım değiliz ama bir gün evleneceğiz:)Bu kadar net bir şekilde dedi belki de kafamdaki soruların cevabıydı bu...İlk gece ikimizde uyumadık tam uyuyacakken uyudum zannedip öpüp sarılıyordu üstümü örtüyordu bende iyice sokulup kokusunu içime çekip izliyordum...2. gün denize gitmeye karar verdik.Sabah kahvaltısına gidince herkes bize bakıp gülümsüyordu.İngiliz bir ailenin yanına oturduk sebepsizce.Üniversitede başlamış aşkları ve 32.seneleri doldurmuşlar.İkimizde göz göze geldik belki bizde böyle oluruz dercesine.Denize gittiğimizde çocuklar gibi mutluyduk.Yosun korkumdan dolayı yosunları kıyıdaki yosunları geçene kadar kucağında taşıdı.Tepemizde güneş altımızda sıcacık deniz ve biz...Belkide hayatımdaki en güzel geceyi yaşamak için otele dönmüştük...Yemekten sonra şarkı söylemeye başladık.Sesim bana göre kötü ona göre ise güzel.Ben söylerken hep sustu ve bizi anlatan cümlelerde gözümün içine baktı hayran hayran ve aşkla dolu.Sonra rakı içmeye karar verdik.Niye ben diye sordum bilmiyorum bilemiyorum bir şeyler çekiyor seni belki de hayallerimin kadını olduğun içindir hayallerimi gerçeğe dönüştürüyorsun peki niye ben dedi bilmiyorum bunu soruyorum hep kendime niye o diye uzaktasın başkasıda olabilirdi ama o zaman aşk olmazdı belki de tanımlayamadığım bir şeyden dolayı seviyorumdur belki de anlamsız olduğu için ama o şey her ne ise ben belkide her bulduğumda bilerek kaybediyorumdur o yüzden senin aşkına ve sana bu kadar aşığım kim bilir dedim ve gözlerindeki ışıltıyı gördüm.Ailelerimizden bahsettik öyle şöyledir böyledir diyerek değil olaylar anlattık ve biz kendimiz çözdük.3.günümüzde bizi tanıştıran arkadaşımız ve sevgilisiyle yat turu yapmaya karar verdik.Onlarla buluştuk arkadaşımla hasret giderdi ve biz arkadaşımla hemen tuvalete koştuk :) arkadaşımın sevgilisi yabancı olduğu için anlaşmaları için kendi çapımızda başbaşa bıraktık onları :) Asıl kafamdaki soru işaretlerini yattayken arkadaşım sayesinde kurtuldum.İkisi başbaşayken arkadaşım eğer pasifloraetkisini üzersen karşında beni bulursun kız yemedi içmedi para biriktirdi benim odama bile gelirken sana soruyor önceki ilişkilerini biliyorsun o senin gibisini bulabilir ama sen onun gibisini bulamazsın geçen tartışmışsınız ve kız dersten ağlayarak çıktı demmiş ve gözleri dolmuş arkadaşım bir de niye facete ilişki durumunuz yok(arkadaşım bunu kafasına taktı :D)demiş o da istiyor mu demiş arkadaşım e heralde demiş o da söyleme srpriz yapcam akşama demiş ve en önemli yeri onu ben sevgilim olarak değil eşim olarak görüyorum demiş :) yanıma geldiğindede sarıldı öptü ve ne kadar çok sevdiğini söyledi ilk anlamlaştıramamıştım neden böyle yaptığını çünkü soyadlarının nereden geldiğini filan anlatmıştı sonradan arkadaşım söyleyince anladım.Gece dizi izleyecektik hemen bilgisayarını açıp face girip ilişki durumunun yanına benide koydu :) o gece sanki daha bir yakındı bana...Son günümüz için uykuya daldık ve o lanet son gün geldi yine.İkimizde belli etmiyorduk ama üzgündük hatta kalkığ giynmek istediğimde kalkma hemen sarıl bana uzun uzun dedi o an ağlamak istedim...Sonra okula gelip eşyalarımı bıraktık yemek yedik ve servisi beklemeye başladık.Hani bi şey olsada gitmese diye umut ettim boş yere.Servis geldi havaalanına gittik giderkende umut ettim hep araba bozulurda uçağı kaçırır diye o da olmadı ve geldik havaalanına hüzün iyice çökmüştü ikimize.Zaman ne çabuk geçmişti...Yine ayrılık hasret vardı...Pasaport kontrolne girmeden önce beni bıraktı çıkışa kadar.İçerisi tam belli olmasada kafam sürekli arkaya dönüktü görevliyi hiçe sayıp içeriye geri dönüp sarılmak istedim tekrardan.Kafamı çevirdiğimde ağlamaya başladım tekrar servise bindim ve 20 dk önce beraber oturduğumuz koltuğa oturdum bomboştu yanımdaki koltuk...Ağlamaya başladım uçağının kalktığını gördüm ve gözden kaybolana kadar arkasından baktım ağlamaklı bir şekilde.Ağlarken uyuyakaldım ve şoförün sesine uyandım.Arkadaşın odasına gittim hemen biliyordum odada duvarlar üstüme gelecekti arkadaşımda kaldım beraber uyuduk.Gece bi ara uyandığım da arkadaşımın yüzünü sevgilim gibi gördüm tam yanağından öpecekken farkettim o olmadığını ve oflayarak puflayarak kıçımı dönüp uyumaya devam ettim 3 günün mutluluğuyla...

4/18/2010

Eyjafjallajokull:@

Adında meymenet yok bi kere!Şimdi İzlandada patlayan volkan yüzünden Türkiyede etkilenecekmiş ya bende bir panik stres!Neden mi?Çünkü uçuşlar iptal olabilir ve sevgilim gelemeyebilir.Belki kesin bi şey yok ama Sinopta Samsunda Zonguldakta havaalanı kapatılmış bile.Ya İstanbuldada olursa?Zorla mutluluğumuzu bozacaklar!Bi su şirketiyle anlaşsam gidip o volkanı söndürsem nasıl olur?Hani 200 yıldır uyuyorsun 1-2 hafta daha beklesen uyusan nolurdu!Kendi içinde patla ve kuru adında meymenet olmayan volkan emi! :@ :(
P.S:Resminde hayır yok zaten yaratık kılıklı toz bulutları!

4/12/2010

MUTLULUK,HEYECAN ve ADIM ATMACA

Eveeettt 8 günümüz kaldı artık.Saymaya başladığımız günden beri o günün en ince ayrıntısına kadar konuşuyoruz hiç bıkmadan usanmadan ve aramızdaki yüzlerce kilometreye inat 3 ayımızı doldurduk.3 ay içinde yepyeni düzene girmiş bi pasifloraetkisi oldum.Hareketlerim kontorüllü alkol kullanımını neredeyse sıfıra indirdim sabahlara kadar eğlenmelerimi 3 ay öncesinde bıraktım şimdi odanın dışına çıkmayan karşı komşusuna gidip kahkahalarıyla mutluluk salan saat en geç 1 dedi mi karşı odasından hemen odasına gelip odasında uyuyan insan oldum.3 ay öncesine kadar böyle bir insan olacağımı söyleseler ben mi diye alaycı bi ifadeyle sorardım ama şimdi bunları içimden geldiği için 1 kere bile oflamadan yapıyorum.Sanırım benim için aşk bu olsa gerek :) Dün hep yanında olmak için bir adım attım ve LYS midir nedir ona girdim ve çok güzel geçti.Kocaman bir adım attım yanında olmak için.Şimdi geriye 8 günün geçmesini beklemek ve 8 günün sonunda 3 günün tadını çıkarmak kaldı :)

3/31/2010

21 nisan-21 gün

Hadi artık 21 nisan olsunnn!!çok özledim :( her gece o varmış gibi hissetmelerim,yastığıma geçirdiğim üstüne hergün parfümünü boşaltıpta sarılıp uyumam son bulsun.ben artık onun ten kokusunu içime çekip varlığına sarılmak istiyorum!!!

3/16/2010

Zaman Göreceli Kavrammış!

Sürekli herkes bir geri sayımda msnimde face'mde her yerde her gün azalan rakamlar.125,111,100,73,...,37...içlerinde en yakın tarihte olan benim...Sonra bir hastanede yanına gelen yaşlı teyze-amca edasıyla sen neyi sayıyorsun?Sonrası malum herkes birilerine kavuşmak için kimi evine gitmek için duvarına çentik atıyor kimi sevgilisine kavuşmak için...Ardından gelen klasik sözler acaba o zamanlar nasıl olacak diye.Sen yine iyisin 37 gün hiç bi şey diye başlayan cümleler.Günler geçmek bilmezken zamanın göreceli olduğunu yeniden farkediyorum yukarıdan aşağı sayfamda gezinirken.Kendi kendime vay be 155ten saymaya başlamıştı 125 olmuş,oha ne çabuk geçmiş günler 200dü en son baktığımda şimdi 73 olmuş sonra kendimi görünce yine aynı cümle of zaman geçmek bilmiyor...Belkide hayatımda ilk defa bu kadar uzun bir zamanın geçmesini bekliyorum...

2/27/2010

Ah Geceler Sensiz Geceler....

Geceler çok zor geçmeye başladı...Önceden sabahın ilk ışıklarına kadar otururken şimdi erken yatıp uyuyorum.Sırf gecenin karanlığı o'nsuzluğu yüzüme vurup canım biraz daha acımasın diye.Geçen gece dışarı çıktığımıza gözüm sokaklarda hep onu aradı.Sonra kalbimde inanılmaz bir acı hissettim o artık burada değildi....Tüm eskilerimle konuştum birer birer mutluluğumun bozulmasını istemediğim için.İlk defa bir insanı kaybetmekten çok korkuyorum.Hani öyle zamanlar geliyor ki onun yeni bir sabaha uyandığını bilmek bile mutlu ediyor beni.Anlatmak istediğim bırakıp gitmesi değil anlatmak istdiğim tamamen bırakıp gitmesi varlığının olmaması...Gün geçtikçe özlemine alışıyorum,gün geçtikçe daha çok özlüyorum.İlk defa mutluluktan ağladım.Korkularım var evet belki şüphelerimde ama mutluyum dinlemiyorum içimdeki kötü sesi...Birbirimize hep kral ve kraliçe deriz.Şimdi mutluluk ülkemizde büyük bir savaş var zamana karşı...Tam 54 gün sonra yanımda olacak.Bu sefer 3-5 günün hesabı değil kocaman bir 54 günün hesabı.54 gün sonra 3.5 ay olacak beraber olalı birbirimize daha çok bağlanmış özlemden deliriyor olacağız...Aşık oldum sanırım...Her mesajında sanki ilk zamanlardaki arkadaşmışız gibiheyecanla açıyorum mesajını...Mükemmele yakın erkeğim ya da mükemmel erkeğim diye bilirim.Kafamda bugüne kadar bir erkek profili yaratmamıştım bir beyaz atlı prens hayalim olmamıştı ama erkeklerle o kadar içli dışlıydım ki özelliklerini kimin yanında mutlu olabildiğimi biliyordum.İşte bu yüzden mükemmel benim için bu yüzden artık bir hayalim var.En başta arkadaşım o benim sonra sevgilim belki ilerde kocam...Şu küçük ama binlerce kiri barındıran kalbim uzun bir aradan sonra farklı atmaya başladı.Yazarken bile bunu aptal bir sırıtma var yüzümde.Etrafımdaki insanlar mutluluğun ne kadar yaraığını anlatıyorlar.Korkuyorum bunları dile getirmekten ama yinede yazmadan duramıyorum...Şimdi yine hava karardı ve özlem ağır bastı ama gecenin olmasınada seviniyorum çünkü yine güneş doğacak ve geri sayımımda 1 gün daha bitmiş olacak...
“Gecelerim sürekli seni arıyor...
Bedenim birkaç sokağın, ya da adi bir coğrafyanın bizi ayırdığını anlamıyor...
Bedenim gecenin ortasında senin gölgeni görememekten dolayı acıdan çıldırıyor...
Bedenim uykunda sana sarılmak istiyor...
Bedenim gece uyumak ve karanlıkta senin öpüşünle uyanmak istiyor...
Gecelerim bundan daha zalim bir düş tanımıyor...”

                                                  Frida Kahlo
Duygularımı anlatan en iyi şiirde bu sanırım.Önceden beğenirdim ama hissedemezdim şimdi ise tüm benliğimle hissediyorum.

2/22/2010

O Kadar Mutluyum Ki Şimdi Kusabilirim! :)

Haftasonunu sabırsızlıkla beklerken çoktan pazartesi oldu bile.Perşembe gününde başladı tüm heyecanlarım...Saç-baş,pasaport,acaba uçak düşer mi?,heyecandan karnımda uçuşan kelebkler-el titremeleri derken bir anda havalimanında karşımda görüverdim onu.2 gün içerisinde o kadar çok özlemişim ki onu hemen boynuna atlayıp kokusunu içime çektim.O kadar uykusuzdum ki bir anda uçtu gitti her şey.Gider gitmez otele girişimizi yaptık ve ben hemen uyuyakaldım.İlk defa bu kadar güven içinde yattım uyudum.Saatlerce konuştuk,birbirimize hayallerimizi anlattık...En çokta gelecek hayallerinde yer almam mutlu etti beni.Evimizin nasıl olacağından filan bahsetti.Laf ne zaman dönüp dolaşıp bana gelse ne kadar farklı olduğumu anlattı.Galata Kulesine gittik oradanda Eminönüne geçip balık ekmek yedik.Ellerimizle besledik birbirimizi.Sabahları gazete okurken o asıl gazeteyi okurken ben magazin gazetelerine kaldım :)Akşamları çıktıp 1-2 bir şeyler içtik sabahlarıda alışveriş.Hiç bıkmadan yolda zigzaglar çizerek her mağazaya girdi benimle...Geceleri ise en saçma romantik filmleri bile izledi.Uyuduğumuzda(!) ise ikide bir birbirimizi izlemek için gözümüzü açtığımızda her seferinde göz göze geldik ve ardından çocuklar gibi kahkahalarımız yankılandı koridorda...Son gün ise bir hüzün vardı içimizde uçağa kaçırmamı iple bekledik ama olmadı.Pasaport kontrolünden geçtikten sonra bir şeylerkoptu benden.Gözlerimden akan yaşlara engel olamadım.Şimdi ise 1 ay sonra görüşeceğiz 1 ayı beklemek gözümüzde büyüyor ama yapabilcek hiç bir şey yok elimizde.

P.S:Ben sevgilimle çocuklar gibi eğlenirken odun bize gelmiş ağlamış sızlamış ve benim yatağımda uyumuş.O kadar sinirliyim ki arayıp ağzına bir güzel sıçasım var!

2/16/2010

Ayrılık Zor Ayrılık....

Artık okula döndüm.Bugün son günümüzdü.Havalimanına kadar geldi çok fazla duygusal bi durum olmadı çünkü cuma sabah yine istanbula gidiyorum.Şimdi odada kimse yok ve yalnızlık koydu.Bir kaç saat önce yanımdaydı sarılıyordum öpüyordum şimdi ise elimde telefon habire mesaj geldi mi diye bakıyorum.Bu pazardan sonra her şey daha zor olacak.Ne zaman görüşeceğimiz belli değil.İlk defa bu kadar yoğun duygular hissediyorum.Don Kişotuda bırakıp gelmelerime rağmen 1 damlada olsa hiç gözyaşı akmadı.Bu sefer bambaşka her şey.Geçen cumartesi babamla tanıştı.Annem bile ilk defa sıkılır vazgeçersin demiyor.2 seçeneğimiz var ya bu ayrılıklar özlemle alevlendircek sevgimizi ya da gözden uzak olan gönüldende ırak olacak.1.si çok yakın kalıyor bu sefer.Şimdiden özledim.Uçaktayken imkanım olsaydı iner geri dönerdim.Nolurdu sanki geçiş yapması şaka olsaydıda şimdi yanımda olsaydı.Şimdi her şey o kadar zor ki.Akşam oda arkadaşım gelip eskisiyle aramı düzeltmeye çalışacak zaten sürekli mesaj atıp duruyor...Şu coğrafyalar ayırmasaydı bizi keşke ama o da aynı duygulara sahip benimle.2.dönem her şey zor olacak çünkü hem prof hem öss var.Öss'ye yeniden girmemin sebebi tamamen y.Yanında olmak...Neyse şimdi önümde boşaltmam gereken 3 koca bavul var ve umarım cuma günü çabucak gelir.Ah keşke zamanı yönetmek elimde olsaydı...

2/07/2010

Ben Bu Gece Karar Verdim!

Evet şu ikilemden çıkıp bir karar verebildim sonunda.Karar verme konusunda en etkili olan kişiler annemle babam oldu.Evde resmen bir meclis kurulu havası o onun artısını tartışıyor o onun eksisini...Hani gören kız verecekler zanneder :)Tüm artıları eksileri ölçtükten sonra y'de karar verdim :) 3 gün oldu ama çok mutluyum.! hafta sonra dönüyorum okula ama içim çok rahat.Don Kişottan sonra ilk defa aynı duyguları yaşıyorum.& aydan sonra ilk defa biri saçımı okşarken içim ürperiyor...ÖSS'ye yeniden girmeye karar verdim sırf yanında olayım diye mutlu olduğumda söylenemezdi orada zaten.Diğerinden daha ayrılmadım okula gidince son kez konuşup bitireceksin dedi y.Ayrılmaya bir bahane bulamadım daha.Başka biri var hayatımda diyemem hemen y ile olduğumu tahmin ederler özellikle oda arkadaşım...Mart-nisan gibi söylerim herkese.Onun için bir sıkıntı yok aynı okulda olsak bile diğeri gibi saklamazdı dört duvar arasında yaşatmazdı ama benim için problem var aslında sorun değil fakat milletin ağzı torba değil ki büzesin...Neyse artık içim rahat her gece yüzümde aptal bir sırıtmayla uyuyorum kısacası mutluyum huzurluyum bir de bahane bulabilsem her şey daha güzel olacak...

1/31/2010

Karar Veremeden Mecburi Karar Verme

Karar vermeme pek gerek kalmadı artık...Bugün y ile buluştuk yine eğlendim güldüm.Hatta Floryada oturmasına rağmen benimle Kadıköye kadar gelecekti bile ama eve dönmesi gerektiği için gelemedi...Haftaya görüşmeye karar verdik bu sefer Büyük Adaya gideceğiz.Bu sefer içimde ne varsa söylemek istiyorum pek önemi kalmadı nasıl olsa.Eve gelene kadar ve geldikten sonra bile onu düşündüm.Erkek arkadaşım mesaj attığında içimden okumak bile gelmedi.Yine yağmur vardı bugün...Yine o yanımdaydı bu sefer korkularımı bir kenara bırakarak yolda koluna girdim ilk defa kelimeleri düşünmedim ilk defa onun yanında mutlu oduğumu söyledim...Vapur bekledi yağmurda benimle yüzüme çarpan yağmur damlalarını sildi...Aslında mutluydum ama içten içede ağlıyordum ve bi an elinden tutup silme onlar dışa vuramadığım binlerce su damlası demek istedim...Evet bugün bir tek bunu yapamadım.Giderken kokusunu içime kadar çektim lazım olacak bundan snra.Neden mi?Çünkü başka bir okula geçiş yaptı...Mesafeler giriyor araya...Bugün hep mesafelerden konuştuk sanki yıllardır sevgiliymişiz gibi...Beraber mendil satan çocuklardan mendil aldık dönerken akan tüm sümüklerime rağmen elime her seferinde o mendil gelmesine rağmen kullanmadım.Sanki o mendiller biterse onunda biteceğinden korktum.Şimdiden özledim onu...Ne kötü iki tarafta birbirine bir şeyler hissederken hissettiklerini söyleyememek...Onun ki ise daha kötü...Neyse bakalım zamanın içinde ne kadar kaybolmaya devam edeceğim...

1/30/2010

Hala bi karar veremedim.Daha doğrusu kararı verdim gibi y'de sordu onada söyledim.Artık arkadaşız ama yinede kararsızım.Yeni bi ilişkiye başlayamam hemen.Erkek arkadaşımınında alışkanlıklarını öğrenmişken...Yarın y ile buluşacağım davranışları nasıl olacak??Dün gece rüyamda aldatılıyordum.Anniiaammm sabah kalkınca o kadar kötü oldum ki...Tövbe allam bi daha yapmıcaamm desemde yine mesaj attım.Cidden kafam karışık.Hani duygularından emin olamama durumu deği bu şu an ikisinide kafamda ölçüp tartıyorum sürekli hafif mantık katmaya çalışıyorum ama kattıkça daha çok mantıksızlaşıyor.Neyse artık bakalım yarın neler olacak çok merak ediyorum.
Son bi şey daha bu gün erkek arkadaşımla 3 ay oldu ve pişmanlıkta değilde garip bir duygu içerisindeyim...

1/28/2010

Pişmanlık ve Karar Verme Durumlarım

Bu sefer oflayarak başlamıyorum yazıma.Onu bile yapacak halim yok neredeyse.Kırgınım,yorgunum,yarı mutsuzum,sıkıntıdan patlıyorum...En kötüsüde pişman olmaya başladım..Daha karar vermedim ama sevgilimle her şey normale döndü gibi.En çok şaşırdığım nokta ise annesiyle bir anda telefonda konuşmam.Beklemiyordum ondan bu kadarını ve çok özledi hissediyorum bunu...Bende onu özledim sanırım sürekli arayıp sesni duyunca rahatlıyorum yaptıklarımı düşününce kalbimde bir acı hissediyorum.İlk defa beklemekten umudu kestiğim sözleri söyledi ilk defa bu kadar mutlu oldum ilk defa onu kaybetmekten bu kadar korktum...Diğerine gelince...Önce derin bir nefes almalıyım...Mesajlaşıyoruz ama bu sefer yüzümde güller açmıyor belki de 1 haftada iyice kafamda ölçtüm.İtiraf ediyorum kendini fazla beğenmiş bu korkuttu gözümü belki...Buluşmaya karar verdik.Sinemaya gideceğiz ve istediğim zamanı doldurdum sanırım.Bilmiyorum belki o buluşmadan sonra tam karar veririm ama şu an tırsma durumuna geçtim ya sevgilim öğrenirse diye.Her dizide filmde aldatma teması kafayı yemek üzereyim!:(
Tam karar vermedim ama özlemek bazen işe yararmış.Don Kişota gelince hala tık yok.Arkadaşım olarak kabul ettim galiba.Eminde değilim...Görmek karar vermekte oldukça etkili...Şimdi en geç çarşambaya kadar beklemedeyim ondan sonra ki olaylar neler olur bilemem ama umarım hiç kimse üzülmez...
P.S:O çocukla igili bu kadar karamsarlığa düşmemde en büyük neden numaramı kaybetmesi benim mal gibi ha şimdi mesaj atacak ha şimdi arayacak diye bekleyip durmam.Msnde olmasam 1 hafta beklerdim...

1/21/2010

Paramparça Aşklar....


Oooffff!..Kafam çok karışık.Sanki köşeye sıkıştırıldım gibi.Bi de karar veremiyorum hiç bi şeye ama kararda vermem lazım.Şimdi olay benim garip aşk hayatım.Don Kişot ayrı bi mesele bakalım tatilde buluşacağız...Neyse o öyle bi kenarda dursun onu sonra ele alırım.Şimdi benim 2.5 aydır bir sevgilim var her şey iyi güzel gibi ama 4 duvar arasında yaşıyoruz ve ben artık çok sıkıldım.Zaten 2 önceki yazımdada yazmıştım özelimiz diye hiç bir şey kalmadı.Dışarı çıkınca ayrı gayrı takılıyoruz filan.Seviyor muyum bilmiyorum ama sevgili işte.Evli gibiyiz her gün derste ne pişirsem diye düşünüp duruyorum odaya gel bulaşık yıka yatağı topla yemek yap sevişelim yat uyu...İlişkimiz bunun üzerine kurulu.Dışarda da bir hayat var tabi ki bu hayatı biraz geç keşfettim sanki.Bi gün sınıftaki yakın arkadaşımla içmeye gidecektik yanında bi arkadaşı gelecekti bende erkek arkadaşımla halka açılacaktım.Tamam gelsin dedim.Geldi muhabbet filan hoş sonra bara gidelim dedik ortada erkek arkadaşım yok daha halı sahada maç yapıyor...Eğleniyoruz biz sonra o çocuk dışarı sigara içmeye çağırdı gittim çocuk iltifatlar filan ediyor hoşumada gitti alla var hoş çocuk yani kampüs göt kadar olduğu için hemen hemen tüm kızların ilgisini çekebiliyor bi de adında ve soyadında y harfi var.Biz çocukla muhabbet bağına girdik sonra içeri geçtik.Saat 12 oldu benim sevgilim hala yok ortada biz eğleniyoruz dans ediyoruz...Neyse 12.30a doğru geldi selamlaştı ve arkadaşlarının yanına geçti.Bi dumur oldum orada...Bende hiç bozuntuya vermedim hala çocukla dans ediyorum sigara içmeye çıkıyorum benim odunumdan hala tık yok.Sonra odalara dağıldık biz kavga gürültü...Sonra hooppp sevişti her şey toz pembe...Ben o çocukla yakınlaştım yağmurda yürüdük gece dışarı çıktık.Bi bakıma sevgilimin yapamadıklarını yaptım bi süre sonra onu düşünür oldum....Geçen gün benim akıllı sevgilim msn konuşmalarımızı okumuş ona yemek yapacaktım filan sinirlendi ayırlmaya kalktı ağıza alınmayacak hakaretler etti sonra yine hooppp öpüş koklaş her şey yine tız pembe.Hı bi de çocuğa zorla mesaj attırtı artık görüşmeyelim diye...Neyse işte...Bu yaşadığı yere döndü ama benim içim içimi yiyor...O çocukla konuşmalıyım diye.Bizi tanıştıracak olan arkadaş gelecekti bize sonra çocuk onu arada napıyorsun filan diye sonra telefonu ben aldım gel yemek yiyoruz diye geldi.Sonra arkadaşım bizi başbaşa bıraktı...Zaten içmiştik içinden tüm gelenleri söyledi.İtiraf ediyorum kimsenin daha önce söylemediklerini.Onun yanındayken benim gerizekalı oda arkadaşımdan bir mesaj (kendisi İstanbula döndü):Odada neler oluyor ne yapmaya çalışıyorsun.Erkek arkadaşımla kavga ettikten sonra tüm konuşmalar açık kalmış bilgisayarımda bilgisayarı bozulduğu için benimkini kullanıyordu tüm konuşmaları okumuş.Zaten dün sevgilisine kal bizde kal diyip durdu kendi gittti hala sevgilisine gel bizde kal diyor.Sıkıldım artık tuvallette üstümü değiştirmekten filan.Şimdi aklım çok karışık...Kafamda bir sürü soru var.Evet bir bakıma bende suçluyum ama her şeyimiz o çocukla uyuşuyor.Gezmeyi tozmayı şiirleri çok seviyor,düşünce yapımız aynı en azından odanın dışında bana hayat sunabiliyor.Artık eve gittiğimde güzel bir karar veriririm umarım...Ama farkındayımda hiç birşey eskisi gibi olmayacak...

1/04/2010

İçinde Kaybolduğum Zaman

Yine sıkılmaca durumları,hiç bir şeye konsantre olamamak...Aklında milyonlarca plan,3 saniye içinde binlerce düşünce...Hayat yine zorlamaya başladı yine kabak tadını almaya başladım...Bedenim hep burada da aklımı bir türlü getiremiyorum bulunduğum noktaya.Bastırılmış bir kişi ya da kişilik ya da içinde ukte kalmış bir insan?Düşünmemek daha fazla anı yaşamak.Anı yaşarken zamanın içinde kaybolmak...Kaybolmanın dışında yok olma isteği...Her gece kabuslar görüp kan ter içinde uyanmak ya da en güzel rüyadan sonra ki uykuna gerçek miydi diye düşünerek dalmak...İkilemler arasında erimek,paranoyaklığa vurmak.Bir çıkış kapısı aramak ve çıktığın kapıyı sonuna kadar kapatmak...Bazen kendini bulamamak,eğleniyor musun yoksa gerçekten mutsuz musun?Bu sorunun cevabını bulamamak...Zamanında güzel gelen şeylerin zamanla görev haline dönüşmesi...Robotlaşmış 1 avuç insan...Zamanın içinden birinden bahsederken gözlerinin içi gülmesi ve onu hayal etmek...Sonra gözlerinin dolması....Yapacak çok şey varken hiç birini yapmamak ya da hayallerin için çabalamamak....Boş bıraksalar 1 hafta bulsa insan kendini...Benim için bu hiç böyle olmadı.Dış baskılar bilmem ne derken hayaller uçtu gitti.Şimdi sudan çıkmış balık misali parçaları birleştiremiyorum bir türlü...Ama biliyorum her geçen gün benim alehime...Artık bir şey bulmam lazım ya da kendimi keşfetmem lazım...Boş olduğunu bile bile birleştirmeliyim hayatımdaki binlerce parçayı bulmalıyım saçma ya da gerçek doğrularımı.Yine zaman verdim kendime belki mutsuzluğuma doğru yürürüm belki mutluluğa kapı açarım tabi yine işin içine bir kaç dış baskı eklemeden olmaz...Ama artık ne olursa olsun ben yine eski ben olup kendi doğrularımda karar kılmalıyım....

1/02/2010

Sıkıntılar ve Adam Öldürme İsteklerim

Sınavlar bilmem neler derken hayattan iyicene bıkmış oldum.Hayattan değil aslında şu bulunduğum yerden.Her şey normal gibi 2 aydır bir sevgilim var arkadaşlarımla aram iyi ilk midterm'ü kaçırmış olsamda notlarım iyi ama eksik bir şey var hayatımda ya da beni bunaltan.Erkek arkadaşımla 2 aydır çıkıyoruz ve hala halka açılamadık şu 1 haftaya kadar her şey mükemmeldi ama ufak sorunları anlatmadığım için birikti bazen öpmek bile istemiyorum.Oda arkadaşımla aram süper ama bazen öyle anlar geliyor ki...Onun dersi 12.30da bitiyor ve sadece 4 saat ders görüyor bense sabah 8.40ta br başlıyor 15.30da bitiyor.Odaya bir geliyorum bulaşıklar duruyor yemek yapılmamış ve sevgilisiyle fosur fosur uyuyorlar.Şeytan bazen bırak toplama yemek söyle kendine ne yaparlarsa yapsınlar diyor ama yapamaıyorum işte.O yorgunlukla çantamı bırakır bırakmaz hemen bulaşığa ve yemeğe girişiyorum.En sinir olduğumda erkek arkadaşım filan geldiğinde biz yaptık demesi.O an ağzıma ne geliyorsa sövmek istiyorum.Bir de arada canı isterse kalkıp yemek yapıyor ve o zaman bana bulaşıklar elirden öper demiyor mu?işte o zaman tabakları kafasında kırasım geliyor.Bazen o ve ben erkek arkadaşlarımızla sevişmek istediğimizde odadan bir çift çıkmak zorunda ama bunların kılını kıpırdatmaya niyeti yok.Bir de utanmadan beraber yapalım diyorlar.Oldu canım iş gruba kadar gitsin.Mecburen biz çıkıyoruz ve o soğukta 1-1.5 saat boyunca bekliyoruz.Bazen telefonla arayıp rahatsız etmek istiyorum!Sıra bize gelince 15 dak.sonra alacaklı gibi kapıyı çalmalar...Tabi bir de bu tüm olanların arasında Don Kişot var.Geçen gün msnde konuşurken ben her şeyin farkındayım dedi.Sanki ilişkimi kasteder gibi.Yılbaşında mesaj attım ve cevabının sonunda 2010da da 2009da buluştuğumuz kadar sık buluşuruz umarım dedi.Şimdi İstanbula gitmeme 20 gün kaldı bakalım ne olacak gidince ve bakalım 20 gün içinde neler yaşayacağız....