i here without baby but your still on my lonely mind i think about you baby and I dream about you all the time i here without you baby but your still with me in my dreams and tonight it only you and me...

4/28/2010

Geldi Gördüm Mutuyduk ve Gitti

Ha uçuşlar iptal edilecek filan derken bir baktım yanımda :) evet en güzelinden en mutluluk dolusundan bir 3 gün yaşadık :)ben y'den önce oteli gidip hemen odaya gittim bi 20 dk sonra kapı çaldı ve karşımdaydı dakikalarca sarıldık kokusunu içime çektim.Karşımdaydı ve inanamıyorduk buna mutluluğun ateşini ayaklarımdan yüzüme kadar hissettim.O kadar çok özlemişiz ki...Anlatacak söyleyecek çok şeyimiz vardı ve zaman kaybetmeden konuşmaya başladık.İlk gün dışarıda yemek yemeğe karar verdik açık giyinmiştim ve hava serindi ama hissetmiyordum bile hem üşüsem kollarınla saracağını biliyordum.Yemekten sonra sahile gittik her zaman gitmek istediğim ingiliz barına gittik.Çok farklıydıtanımadığımız insanlarla sohbet ettik dans ettik içlerinden biri evli misiniz diye sordu?İlk garipsedik ama hiç beklemediğim bir cevapla karşılaştım değiliz ama bir gün evleneceğiz:)Bu kadar net bir şekilde dedi belki de kafamdaki soruların cevabıydı bu...İlk gece ikimizde uyumadık tam uyuyacakken uyudum zannedip öpüp sarılıyordu üstümü örtüyordu bende iyice sokulup kokusunu içime çekip izliyordum...2. gün denize gitmeye karar verdik.Sabah kahvaltısına gidince herkes bize bakıp gülümsüyordu.İngiliz bir ailenin yanına oturduk sebepsizce.Üniversitede başlamış aşkları ve 32.seneleri doldurmuşlar.İkimizde göz göze geldik belki bizde böyle oluruz dercesine.Denize gittiğimizde çocuklar gibi mutluyduk.Yosun korkumdan dolayı yosunları kıyıdaki yosunları geçene kadar kucağında taşıdı.Tepemizde güneş altımızda sıcacık deniz ve biz...Belkide hayatımdaki en güzel geceyi yaşamak için otele dönmüştük...Yemekten sonra şarkı söylemeye başladık.Sesim bana göre kötü ona göre ise güzel.Ben söylerken hep sustu ve bizi anlatan cümlelerde gözümün içine baktı hayran hayran ve aşkla dolu.Sonra rakı içmeye karar verdik.Niye ben diye sordum bilmiyorum bilemiyorum bir şeyler çekiyor seni belki de hayallerimin kadını olduğun içindir hayallerimi gerçeğe dönüştürüyorsun peki niye ben dedi bilmiyorum bunu soruyorum hep kendime niye o diye uzaktasın başkasıda olabilirdi ama o zaman aşk olmazdı belki de tanımlayamadığım bir şeyden dolayı seviyorumdur belki de anlamsız olduğu için ama o şey her ne ise ben belkide her bulduğumda bilerek kaybediyorumdur o yüzden senin aşkına ve sana bu kadar aşığım kim bilir dedim ve gözlerindeki ışıltıyı gördüm.Ailelerimizden bahsettik öyle şöyledir böyledir diyerek değil olaylar anlattık ve biz kendimiz çözdük.3.günümüzde bizi tanıştıran arkadaşımız ve sevgilisiyle yat turu yapmaya karar verdik.Onlarla buluştuk arkadaşımla hasret giderdi ve biz arkadaşımla hemen tuvalete koştuk :) arkadaşımın sevgilisi yabancı olduğu için anlaşmaları için kendi çapımızda başbaşa bıraktık onları :) Asıl kafamdaki soru işaretlerini yattayken arkadaşım sayesinde kurtuldum.İkisi başbaşayken arkadaşım eğer pasifloraetkisini üzersen karşında beni bulursun kız yemedi içmedi para biriktirdi benim odama bile gelirken sana soruyor önceki ilişkilerini biliyorsun o senin gibisini bulabilir ama sen onun gibisini bulamazsın geçen tartışmışsınız ve kız dersten ağlayarak çıktı demmiş ve gözleri dolmuş arkadaşım bir de niye facete ilişki durumunuz yok(arkadaşım bunu kafasına taktı :D)demiş o da istiyor mu demiş arkadaşım e heralde demiş o da söyleme srpriz yapcam akşama demiş ve en önemli yeri onu ben sevgilim olarak değil eşim olarak görüyorum demiş :) yanıma geldiğindede sarıldı öptü ve ne kadar çok sevdiğini söyledi ilk anlamlaştıramamıştım neden böyle yaptığını çünkü soyadlarının nereden geldiğini filan anlatmıştı sonradan arkadaşım söyleyince anladım.Gece dizi izleyecektik hemen bilgisayarını açıp face girip ilişki durumunun yanına benide koydu :) o gece sanki daha bir yakındı bana...Son günümüz için uykuya daldık ve o lanet son gün geldi yine.İkimizde belli etmiyorduk ama üzgündük hatta kalkığ giynmek istediğimde kalkma hemen sarıl bana uzun uzun dedi o an ağlamak istedim...Sonra okula gelip eşyalarımı bıraktık yemek yedik ve servisi beklemeye başladık.Hani bi şey olsada gitmese diye umut ettim boş yere.Servis geldi havaalanına gittik giderkende umut ettim hep araba bozulurda uçağı kaçırır diye o da olmadı ve geldik havaalanına hüzün iyice çökmüştü ikimize.Zaman ne çabuk geçmişti...Yine ayrılık hasret vardı...Pasaport kontrolne girmeden önce beni bıraktı çıkışa kadar.İçerisi tam belli olmasada kafam sürekli arkaya dönüktü görevliyi hiçe sayıp içeriye geri dönüp sarılmak istedim tekrardan.Kafamı çevirdiğimde ağlamaya başladım tekrar servise bindim ve 20 dk önce beraber oturduğumuz koltuğa oturdum bomboştu yanımdaki koltuk...Ağlamaya başladım uçağının kalktığını gördüm ve gözden kaybolana kadar arkasından baktım ağlamaklı bir şekilde.Ağlarken uyuyakaldım ve şoförün sesine uyandım.Arkadaşın odasına gittim hemen biliyordum odada duvarlar üstüme gelecekti arkadaşımda kaldım beraber uyuduk.Gece bi ara uyandığım da arkadaşımın yüzünü sevgilim gibi gördüm tam yanağından öpecekken farkettim o olmadığını ve oflayarak puflayarak kıçımı dönüp uyumaya devam ettim 3 günün mutluluğuyla...

4/18/2010

Eyjafjallajokull:@

Adında meymenet yok bi kere!Şimdi İzlandada patlayan volkan yüzünden Türkiyede etkilenecekmiş ya bende bir panik stres!Neden mi?Çünkü uçuşlar iptal olabilir ve sevgilim gelemeyebilir.Belki kesin bi şey yok ama Sinopta Samsunda Zonguldakta havaalanı kapatılmış bile.Ya İstanbuldada olursa?Zorla mutluluğumuzu bozacaklar!Bi su şirketiyle anlaşsam gidip o volkanı söndürsem nasıl olur?Hani 200 yıldır uyuyorsun 1-2 hafta daha beklesen uyusan nolurdu!Kendi içinde patla ve kuru adında meymenet olmayan volkan emi! :@ :(
P.S:Resminde hayır yok zaten yaratık kılıklı toz bulutları!

4/12/2010

MUTLULUK,HEYECAN ve ADIM ATMACA

Eveeettt 8 günümüz kaldı artık.Saymaya başladığımız günden beri o günün en ince ayrıntısına kadar konuşuyoruz hiç bıkmadan usanmadan ve aramızdaki yüzlerce kilometreye inat 3 ayımızı doldurduk.3 ay içinde yepyeni düzene girmiş bi pasifloraetkisi oldum.Hareketlerim kontorüllü alkol kullanımını neredeyse sıfıra indirdim sabahlara kadar eğlenmelerimi 3 ay öncesinde bıraktım şimdi odanın dışına çıkmayan karşı komşusuna gidip kahkahalarıyla mutluluk salan saat en geç 1 dedi mi karşı odasından hemen odasına gelip odasında uyuyan insan oldum.3 ay öncesine kadar böyle bir insan olacağımı söyleseler ben mi diye alaycı bi ifadeyle sorardım ama şimdi bunları içimden geldiği için 1 kere bile oflamadan yapıyorum.Sanırım benim için aşk bu olsa gerek :) Dün hep yanında olmak için bir adım attım ve LYS midir nedir ona girdim ve çok güzel geçti.Kocaman bir adım attım yanında olmak için.Şimdi geriye 8 günün geçmesini beklemek ve 8 günün sonunda 3 günün tadını çıkarmak kaldı :)

3/31/2010

21 nisan-21 gün

Hadi artık 21 nisan olsunnn!!çok özledim :( her gece o varmış gibi hissetmelerim,yastığıma geçirdiğim üstüne hergün parfümünü boşaltıpta sarılıp uyumam son bulsun.ben artık onun ten kokusunu içime çekip varlığına sarılmak istiyorum!!!

3/16/2010

Zaman Göreceli Kavrammış!

Sürekli herkes bir geri sayımda msnimde face'mde her yerde her gün azalan rakamlar.125,111,100,73,...,37...içlerinde en yakın tarihte olan benim...Sonra bir hastanede yanına gelen yaşlı teyze-amca edasıyla sen neyi sayıyorsun?Sonrası malum herkes birilerine kavuşmak için kimi evine gitmek için duvarına çentik atıyor kimi sevgilisine kavuşmak için...Ardından gelen klasik sözler acaba o zamanlar nasıl olacak diye.Sen yine iyisin 37 gün hiç bi şey diye başlayan cümleler.Günler geçmek bilmezken zamanın göreceli olduğunu yeniden farkediyorum yukarıdan aşağı sayfamda gezinirken.Kendi kendime vay be 155ten saymaya başlamıştı 125 olmuş,oha ne çabuk geçmiş günler 200dü en son baktığımda şimdi 73 olmuş sonra kendimi görünce yine aynı cümle of zaman geçmek bilmiyor...Belkide hayatımda ilk defa bu kadar uzun bir zamanın geçmesini bekliyorum...

2/27/2010

Ah Geceler Sensiz Geceler....

Geceler çok zor geçmeye başladı...Önceden sabahın ilk ışıklarına kadar otururken şimdi erken yatıp uyuyorum.Sırf gecenin karanlığı o'nsuzluğu yüzüme vurup canım biraz daha acımasın diye.Geçen gece dışarı çıktığımıza gözüm sokaklarda hep onu aradı.Sonra kalbimde inanılmaz bir acı hissettim o artık burada değildi....Tüm eskilerimle konuştum birer birer mutluluğumun bozulmasını istemediğim için.İlk defa bir insanı kaybetmekten çok korkuyorum.Hani öyle zamanlar geliyor ki onun yeni bir sabaha uyandığını bilmek bile mutlu ediyor beni.Anlatmak istediğim bırakıp gitmesi değil anlatmak istdiğim tamamen bırakıp gitmesi varlığının olmaması...Gün geçtikçe özlemine alışıyorum,gün geçtikçe daha çok özlüyorum.İlk defa mutluluktan ağladım.Korkularım var evet belki şüphelerimde ama mutluyum dinlemiyorum içimdeki kötü sesi...Birbirimize hep kral ve kraliçe deriz.Şimdi mutluluk ülkemizde büyük bir savaş var zamana karşı...Tam 54 gün sonra yanımda olacak.Bu sefer 3-5 günün hesabı değil kocaman bir 54 günün hesabı.54 gün sonra 3.5 ay olacak beraber olalı birbirimize daha çok bağlanmış özlemden deliriyor olacağız...Aşık oldum sanırım...Her mesajında sanki ilk zamanlardaki arkadaşmışız gibiheyecanla açıyorum mesajını...Mükemmele yakın erkeğim ya da mükemmel erkeğim diye bilirim.Kafamda bugüne kadar bir erkek profili yaratmamıştım bir beyaz atlı prens hayalim olmamıştı ama erkeklerle o kadar içli dışlıydım ki özelliklerini kimin yanında mutlu olabildiğimi biliyordum.İşte bu yüzden mükemmel benim için bu yüzden artık bir hayalim var.En başta arkadaşım o benim sonra sevgilim belki ilerde kocam...Şu küçük ama binlerce kiri barındıran kalbim uzun bir aradan sonra farklı atmaya başladı.Yazarken bile bunu aptal bir sırıtma var yüzümde.Etrafımdaki insanlar mutluluğun ne kadar yaraığını anlatıyorlar.Korkuyorum bunları dile getirmekten ama yinede yazmadan duramıyorum...Şimdi yine hava karardı ve özlem ağır bastı ama gecenin olmasınada seviniyorum çünkü yine güneş doğacak ve geri sayımımda 1 gün daha bitmiş olacak...
“Gecelerim sürekli seni arıyor...
Bedenim birkaç sokağın, ya da adi bir coğrafyanın bizi ayırdığını anlamıyor...
Bedenim gecenin ortasında senin gölgeni görememekten dolayı acıdan çıldırıyor...
Bedenim uykunda sana sarılmak istiyor...
Bedenim gece uyumak ve karanlıkta senin öpüşünle uyanmak istiyor...
Gecelerim bundan daha zalim bir düş tanımıyor...”

                                                  Frida Kahlo
Duygularımı anlatan en iyi şiirde bu sanırım.Önceden beğenirdim ama hissedemezdim şimdi ise tüm benliğimle hissediyorum.

2/22/2010

O Kadar Mutluyum Ki Şimdi Kusabilirim! :)

Haftasonunu sabırsızlıkla beklerken çoktan pazartesi oldu bile.Perşembe gününde başladı tüm heyecanlarım...Saç-baş,pasaport,acaba uçak düşer mi?,heyecandan karnımda uçuşan kelebkler-el titremeleri derken bir anda havalimanında karşımda görüverdim onu.2 gün içerisinde o kadar çok özlemişim ki onu hemen boynuna atlayıp kokusunu içime çektim.O kadar uykusuzdum ki bir anda uçtu gitti her şey.Gider gitmez otele girişimizi yaptık ve ben hemen uyuyakaldım.İlk defa bu kadar güven içinde yattım uyudum.Saatlerce konuştuk,birbirimize hayallerimizi anlattık...En çokta gelecek hayallerinde yer almam mutlu etti beni.Evimizin nasıl olacağından filan bahsetti.Laf ne zaman dönüp dolaşıp bana gelse ne kadar farklı olduğumu anlattı.Galata Kulesine gittik oradanda Eminönüne geçip balık ekmek yedik.Ellerimizle besledik birbirimizi.Sabahları gazete okurken o asıl gazeteyi okurken ben magazin gazetelerine kaldım :)Akşamları çıktıp 1-2 bir şeyler içtik sabahlarıda alışveriş.Hiç bıkmadan yolda zigzaglar çizerek her mağazaya girdi benimle...Geceleri ise en saçma romantik filmleri bile izledi.Uyuduğumuzda(!) ise ikide bir birbirimizi izlemek için gözümüzü açtığımızda her seferinde göz göze geldik ve ardından çocuklar gibi kahkahalarımız yankılandı koridorda...Son gün ise bir hüzün vardı içimizde uçağa kaçırmamı iple bekledik ama olmadı.Pasaport kontrolünden geçtikten sonra bir şeylerkoptu benden.Gözlerimden akan yaşlara engel olamadım.Şimdi ise 1 ay sonra görüşeceğiz 1 ayı beklemek gözümüzde büyüyor ama yapabilcek hiç bir şey yok elimizde.

P.S:Ben sevgilimle çocuklar gibi eğlenirken odun bize gelmiş ağlamış sızlamış ve benim yatağımda uyumuş.O kadar sinirliyim ki arayıp ağzına bir güzel sıçasım var!